1 Nisan 2020 Çarşamba




ÇOCUK VE OYUN

   Oyun, çocuk gelişimi açısından çok önemli bir yere sahiptir. Oyun fiziksel, duygusal, zihinsel ve sosyal gelişimi destekler. 
Yetişkinler tarafından oyun; eğlence olarak görülse de çocuk açısından oyun; bir iş, bir uğraştır. Çocuklar oyunu önemser, kendilerini oyuna odaklar ve oynarken öğrenirler.

   Çocuklar okulda ve evde her gün belirli saatlerde oyun oynamalıdırlar. Aileler ve öğretmenler çocuklar oyun oynarken onları gözlemlemeli ve mümkünse oyuna dahil olmalıdırlar. Oyuna dahil olan yetişkin oyuna müdahale etmemeli ve oyunu çocuğun yönetmesine izin vermelidir. Eğer yetişkin oyuna müdahale ederse çocuğun; yaratıcılık, hayal gücü, paylaşma ve liderlik kazanımlarının gelişmesini engeller.

  Çocuk için bu kadar önemli olduğunu ifade ettiğimiz oyun; çocuğa araştırma, gözlem yapma, keşfetme, yeni beceriler geliştirme ve başarısızlık endişesi duymadan istediği kadar deneme yapma fırsatı verir. Ayrıca çocuk arkadaşlarıyla oyun oynayarak; paylaşmayı, yardımlaşmayı, işbirliği yapmayı, sıra beklemeyi, sorumluluk almayı, kurallara uymayı, başkalarının hakkına saygı duymayı ve kendi hakkını korumayı öğrenir. Oyun esnasında bazen lider bazen ise dışlanan çocuk olabilir. Oyun çocuğa problem durumlarla baş etmeyi öğretir. Çocuk oyun oynayarak hayatı öğrenir. Oyun sadece okul öncesi dönem çocukları için değil ilköğretim çağı çocukları için de önemlidir. Çocuk oyun ile öğrenmenin yanı sıra enerjisini boşaltır ve rahatlar.

Çocuklar oyun oynarken;
  • Kendi yeteneklerinin farkına varırlar.
  • Birbirlerinden yeni kelimeler öğrenirler.
  • Yaratıcılıkları gelişir.
  • Problem çözme becerileri gelişir.
  • Yeni kavramlar öğrenirler.(az- çok, büyük-küçük)
  • Kurallara uyma, işbirliği, yardımlaşma ve paylaşmayı öğrenirler.
  • Sosyal olarak gelişir, yeni arkadaşlar edinirler.
  • Denge, el becerisi ve kaslarını geliştirirler.
  • İnce ve kaba motor becerilerini geliştirirler.
  • Fazla enerjilerini atıp, mutlu olurlar.
  • Benlik saygıları ve özgüvenleri gelişir.
  • Çocuklarımızdaki ”kurgulama duygusunu” geliştirir, bu da çocuklarda soyut düşünmenin aktif olarak çalışmasını tetikler.
  •  Çocuklar oyun oynarken bir nesne ya da aleti kullanmayı öğrenirken aynı zamanda hayal gücünü geliştirerek kullandığı materyaller arasında transfer yapmayı öğrenir, sopayı bacaklarının arasına alarak at gibi binebilir.
  • Oyun, çocuğa canının istediği zamanlarda değil; sırası geldiğinde yapması gerektiğini öğretir.
  • Ailesi ile iletişiminde ağlayarak elde ettiği her şeyi, oyun oynarken başka çocuklar tarafında ağladığında elde edemeyeceğini, hatta “mızmız ya da sürekli ağladığı için” bir daha ki seferde oyuna alınmayacağı uyarısını aldığında; duruma, kişilere şartlara göre “davranışlarını şekillendirmesi” gerektiğini öğrenir. 
  •  Oyun çocuklara hayatta her zaman kazanamayacağını, her işte ilk seferde mükemmel olamayacağını,yeterince uğraş verirse sonuçlarının her seferinde bir öncekinden daha iyi olacağını öğretir.Bu nedenle, çocuklarımızda oynadığımız ev oyunlarında her seferinde kazanmasına,her seferinde en iyi sen yaptın dememeye özen göstermeliyiz, bu şekilde davranarak egosunu okşadığımız çocuğumuz başka bir arkadaşıyla aynı oyunu oynadığında “babamı bile yendim senide yenerim “diye hareket ettiğinde yaşamış olduğu sonuç hüsran doğurabilir. Her kişi sizin çocuğunuza sizin kadar toleranslı olmayabilir ,özellikle yaşıtları, bu da çocuğunuzda başkaları ile iletişim kurmama,ben asla yapamıyorum, babamdan annemden, kardeşimden başkasını yenemiyorum duygusunu tatma,ya da kaybetmesi durumunda öfkelenmesine sebep olabilir.Bu nedenle evde oyun oynarken de kazanma-kaybetme duygusunu öğrenmeli, kaybettiğinde öfkelenip, ağlayıp, etrafa vurmak yerine başka tepkiler vermesi gerektiğini sizi gözlemleyerek öğrenme şansı olmalı.
KAYNAKÇA: http://ogrenmeyoldasi.com/tag/oyunlastirma/


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder